Atatürk

Atatürk
Atatürküm

Ben Mustafa Kemal'im

Ben Mustafa Kemal'im
Ben Mustafa Kemal'im

16 Mayıs 2018 Çarşamba

NUTUK ~ Mustafa Kemal ATATÜRK

NUTUK ~ Mustafa Kemal ATATÜRK [ SAMSUN'A ÇIKTIĞIM GÜN GENEL DURUM VE GÖRÜNÜŞ, BUNLARA KARŞI DÜŞÜNÜLEN KURTULUŞ ÇARELERİ, MİLLİ KURULUŞLAR SİYASİ AMAÇ VE HEDEFLERİ] *Memleket dahilinde ve İstanbul'da milli varlığa düşman teşekküller *İngiliz Muhipleri Cemiyeti *Amerika mandası isteyenler *Ordumuzun vaziyeti *MÜFETTİŞLİK GÖREVİMİN GENİŞ YETKİLERİ *GENEL DURUMUN DAR BİR ÇERÇEVE İÇİNDEN GÖRÜNÜŞÜ *DÜŞÜNÜLEN KURTULUŞ ÇARELERİ *BENİM KARARIM *YA İSTİKLAL YA ÖLÜM *UYGULAMAYI SAFHALARA AYIRMAK VE BASAMAK BASAMAK İLERLEYEREK HEDEFE VARMAK *MİLLİ SIR *ORDU İLE TEMAS *YUNAN ORDUSUNUN MANİSA VE AYDIN ÇEVRESİNİ İŞGALİ *MİLLİ TEŞKİLATIN KURULMASI VE MİLLETİN UYARILMASI *MİTİNGLER, MİLLİ GÖSTERİLER *MİLLİ GÖSTERİLERİN YANKILARI *İSTANBUL'A GERİ ÇAĞRILIŞIM)

NUTUK
Mustafa Kemal ATATÜRK

SAMSUN'A ÇIKTIĞIM GÜN GENEL DURUM VE GÖRÜNÜŞ ]
1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir : Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı'na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa 'nın başkanlığındaki hükûmet âciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.
Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...
İtilâf Devletleri, ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Birer bahane ile İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul' da. Adana iIi Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntap (Gaziantep)İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya'da İtalyan askerî birlikleri, Merzifon veSamsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlarfaaliyette. Nihayet, konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs1919'da, İtilâl Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da İzmir'e çıkartılıyor.Bundan başka, memleketin her tarafında Hristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel
emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar.
Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaşılmıştır ki, İstanbul Rum
Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri
toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul. Yunan Kızılhaç'ı ve Resmî Göçmenler
Komisyonu , Mavri Mira Hey'eti'nin çalışmalarını kolaylaştırmakla görevli. Mavri Mira Hey'etitarafını,olan yönetilen Rum okullarının izni teşkilâtları, yirmi yaşından yukarı gençleri de içinealmak üzere her yerde kuruluşunu tamamlıyor.
Ermeni Patriği Zazen Efendi de, Mavri Mira Hey'eti ile birlikte çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tıpkı Rum hazırlığı gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde örgütlenmiş olan ve 4 İstanbul'daki merkeze bağlı bulunan Pontus Cemiyeti hiç bir engelle karşılaşmadan kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor.

[ BUNLARA KARŞI DÜŞÜNÜLEN KURTULUŞ ÇARELERİ ]
Durumun dehşet ve korkunçluğu karşısında, her yerde, her bölgede birtakım kimseler tarafından kurtuluş çareleri düşünülmeye başlanmıştı. Bu düşünce ile yapılan teşebbüsler bir takım kuruluşları doğurdu. Örnek olarak, Edirne ve çevresinde Trakya - Paşa eli adıyla bir dernek vardı.
Doğuda Erzurum'da ve Elâzığ'da Rele genel merkezi İstanbul'da olmak üzere Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i hukuk-ı Milliye Cemiyeti kurulmuştu. Trabzon'da Muhafaza-i Hukuk adında bir dernek bulunduğu gibi, İstanbul'da da Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti vardı. Bu dernek merkezinin gönderdiği temsilcilerle, Of ilçesinde ve Rize sancağında da şubeler açılmıştı.
İzmir'in işgal edileceği konusunda Mayısın on üçünden beri açıktan belirtiler görmüş olan
İzmir'deki bazı genç vatanseverler, ayın 14/15'inci gecesi, kendi aralarında bu acıklı durumla ilgili görüşmeler yapmışlar; bir oldubittiye geldiğine şüphe kalmayan Yunan işgalinin ilhakla sonuçlanmasına engel olma kararında birleşerek, Redd-i İlhak ilkesini ortaya atmışlardır. Aynı gece, bu ilkenin yaygınlaştırılmasını sağlamak üzere İzmir'de Yahudi Maşatlığı'na toplanabilen halk tarafından bir gösteri toplantısı yapılmışsa da, ertesi gün sabahleyin Yunan askerlerinin rıhtımda görülmesiyle, bu teşebbüsten beklendiği ölçüde sonuç alınamamıştır.

[ MİLLİ KURULUŞLAR SİYASİ AMAÇ VE HEDEFLERİ ]
Bu derneklerin kuruluş amaçları ve siyasî hedefleri hakkında kısaca bilgi vermek uygun olur görüşündeyim. Trakya Paşaeli Cemiyeti'nin ileri gelenlerinden bazıları ile daha İstanbul'da iken görüşmüştüm. Bunlar, Osmanlı Devleti'nin çökeceğini çok kuvvetli bir ihtimal olarak görüyorlardı. Osmanlı vatanının parçalanma tehlikesi karşısında, Trakya'yı, mümkün olursa, buna Batı Trakya'yı da ekleyerek ve bir bütün olarak İslâm ve Türk topluluğu halinde kurtarmayı düşünüyorlardı. Fakat bu amacı gerçekleştirmek üzere ogün için akıllarına gelen tek çare, İngiltere'nin, bu mümkün olmazsa, Fransa'nın yardımını sağlamaktı. Bu maksatla bazı yabancı devlet adamları ile temas kurma ve görüşme imkânları da aramışlardı. Amaçlarının bir Trakya Cuınhuriyeti kurmak  olduğu anlaşılıyordu. Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da (tüzüklerinin 2. maddesi), Doğu illerinde oturan bütün halkın dinî ve siyasî haklarının serbestçe kullanılmasını sağlayacak meşru yollara başvurmak, bu illerdeki müslüman halkın tarihî ve millî haklarını gerektiğinde medeniyet dünyası karşısında savunmak, Doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin sebepleri ile bunları işleyenler ve sebep olanlar hakkında tarafsız soruşturma yapılarak suçluların sür'atle cezalandırılmalarını istemek. Yerli halk ile azınlıklar arasındaki anlaşmazlığın giderilmesine ve eskiden olduğu gibi iyi ilişkilerin sağlamlaştırılmasına gayret etmek, savaş durumunun Doğu illerinde yarattığı yıkım ve yoksulluğa, hükûmet nezdinde teşebbüslerde bulunarak elden geldiğince çare aramaktan ibaretti.
İstanbul'daki yönetim merkezinden verilmiş olan bu direktife uygun olarak, Erzurum şubesi, Doğu illerinde Türk'ün haklarını korumakla birlikte, Ermeni göçü sırasında görülen kötü davranışlarla halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını, Ermeni mallarının Rus istilâsına kadar korunduğunu, buna karşılık müslümanlara pek gaddarca davranıldığını; hattâ verilen emre aykırı olarak, göçten alıkonan bazı Ermenilerin koruyucularına karşı yaptıkları kötülükleri, güvenilir belgelerle medeniyet dünyasına duyurmaya ve Doğu illerine dikilmiş olan hırs yüklü bakışları hükümsüz bırakacak çalışmalar yapmaya karar veriyor (Erzurum şubesinin basılı bildirisi )
Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı MiIliye Cemiyeti'nin Erzurum şubesini ilk olarak kuran kimseler, Doğu illerinde yapılan propagandalar ile bunların hedeflerini, Türklük, Kürtlük - Ermenilik meselelerini bilim, teknik ve tarih açılarından inceleyip araştırdıktan sonra, ilerideki çalışmalarını şu üç noktada topluyorlar (Erzurum şubesinin basılı raporu) :
1. Kesinlikle göç etmemek,
2. Derhal ilmî, iktisadî ve dinî bakımlardan teşkilâtlanmak,
3. Saldırıya uğrayacak Doğu illerinin her köşesini savunmada birleşmek,
Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin İstanbul'daki yönetim merkezinin, medenî ve ilmî yollara başvurarak maksada ulaşabileceği konusunda fazla iyimser olduğu anlaşılıyor.
Gerçekten de bu yolda çalışmalar yapmaktan geri durmuyor. Doğu illerindeki müslüman
unsurların haklarını savunmak üzere I.e Pays adında Fransızca bir gazete yayınlıyor. Hâdisât gazetesinin çıkarma hakkını alıyor. Bir yandan da İstanbul'daki İtilâf Devletleri temsilcilerine ve
İtilâf Devletleri Başbakanlarına muhtıra veriyor: Avrupa'ya bir hey'et gönderme teşebbüsünde bulunuyor. Bu açıklamalardan kolaylıkla anlaşılacağını sanırım ki, Vilâyât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin kuruluşuna yol açan asıl sebep ve düşünce, Doğu illerinin Ermenistan'a verilmesi ihtimali oluyor. Bu ihtimalin gerçekleşmesinin de Doğu illeri nüfusunda Ermenilerin çoğunlukta
gösterilmesine ve tarihî haklar bakımından onlara öncelik tanınmasına çalışanların, ilmî ve tarihî belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmalarına ve bir de müslüman halkın Ermenileri topluca öldüren barbarlar olduğu iftirasının bir gerçekmiş gibi kabulüne bağlı olduğu düşüncesi ağır basıyor. İşte bundan dolayıdır ki, dernek, aynı gerekçeye dayanarak ve aynı yollardan yürüyerek tarihî ve millî hakları savunmaya çalışıyor.
Karadeniz sahilindeki bölgelerde de bir Rum Pontus hükûmeti kurulacağı korkusu vardı.
Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp onların yaşama ve var olma haklarını koruma gayesiyle, bazı kimseler Trabzon'da da ayrıca bir dernek kurmuşlardı.
Merkezi İstanbul'da olan Trabzon ve Havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin amacı ve siyasî hedefi adından anlaşılmaktadır. Her halde merkezden ayrılmak gayesini güdüyor.

12 Şubat 2018 Pazartesi

ATATÜRK’TEN İNSANLIĞA YOL GÖSTEREN SÖZLER


mustafa-kemal-ataturk.jpg
  • Büyük ve tarihi olayları büyük milletler yaşayabilir.
  • Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün müessir olur.
  • Tarih ve olayların yönlendirmesiyle, fiili olarak içinde bulunduğumuz kanlı ve kara tehlikeleri göremeyecek ve bundan üzüntü duymayacak hiçbir vatanseverin düşünülemeyeceğine işaret ettim.
  • Ne kadar zengin ve refah sahibi olursa olsun, bağımsızlıktan mahrum bir millet, gelişmeler önünde uşak olmaktan öteye bir davranışı hak edemez.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Mustafa Kemal Atatürk'ün birbirinden anlamlı, ders veren muhteşem sözleri...


 Mustafa Kemal Atatürk'ün birbirinden anlamlı, ders veren ve iyi anlamamız gereken muhteşem sözleri...



Mustafa Kemal Atatürk'ün En Güzel 10 Sözü

22 Nisan 2017 Cumartesi

Cumhuriyet yönetimi ve anlamı

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk; o, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.

1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 251)İlgili resim
Çağdaş bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.

(Gazinin N.A.V., Muhit Mec, Sene: 3, No: 32, 1931, s. 7-8)

Atatürk'ün 23 Nisan İle İlgili Söylediği Sözler

Bu konu Atatürk'ün ulusal egemenlik çocuk bayramı 23 Nisan ile ilgili söylediği özlü sözlere yer vermektedir. Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram ulusal egemenlik ve çocuk bayramı olan 23 Nisan dır. Mustafa Kemal çocukları ve gençleri çok severdi. 23 Nisan' çocuklara armağan ederek her sene kutlanmasını istedi. 

Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı olan 23 Nisan için ulu önderimiz Atatürk'ün söylemiş olduğu özlü sözler sizlerle;

23 nisan atatürk ile ilgili görsel sonucu

Atatürk diyor ki:

*“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.

Ataturk Gunlugu | Ataturk Today (Atatürk Takvimi )

  2017 Takvimi  <2016 | 2018>


OCAKŞUBATMART
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031      
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
    12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728     
       
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
       
      NİSANMAYISHAZİRAN
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
 
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
   1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  
       
TEMMUZAĞUSTOSEYLÜL
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
        
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930
EKİMKASIMARALIK
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031     
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   
       
PtSa Ça Pe Cu Ct Pz 
       
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
      


Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı, anıları, fotoğrafları, nutukları, mektupları, devrimleri

13 Ocak 2017 Cuma

1920 Men-i Müskirat Kanunu (içki yasağı)

1920 Men-i Müskirat Kanunu (içki yasağı)


Yıllarca inkılap tarihi okuduk, Atatürk'ün devrimlerini, şapka kanunu ezberledik, ama nedense okullarda hiç anlatılmayan bir başarısız "devrim" daha var : Men-i Müskirat kanunu yani sizin anlayacağınız içkinin tümüyle yasaklanması. 

28 Nisan 1920, Atatürk başkanlığında millet meclisinin açılışının daha beşinci günü içki yasağı mecliste 1 oy farkla kabul edilerek yürürlüğe giriyor. Ülkede içki tümüyle yasaklanıyor, içki içmek suç sayılıyor, ve derhal tüm içki imalathaneleri, meyhaneler kapatılıyor. Bu kanun tam beş buçuk yıl yürürlükte kalıyor. Yani Türkiye "Cumhuriyet" olduktan sonra da göya içki içmek yasak. Ancak uygulama olarak başarılı olamıyor tabi. Birincisi Atatürk dahil, meclisin bir kısmı açıkça içki içiyor. İkincisi zaten o zamanlar İstanbul İngiliz işgali altında, İzmir de Yunan işgali altında ve Trakya'da falan bir yaptırım güçleri zaten yok. Men-i müskirat kanunu ile ilgili görsel sonucu

O dönemlerde dünyanın diğer ülkelerinde de içki yasak zaten : örneğin Amerika, Kanada, Norveç, Finlandiya, Avustralya içki içilemeyen ülkelerden. Şimdi içki yasağı deyince gençlerin aklına İran ile Suudi Arabistan