Atatürk

Atatürk
Atatürküm

Ben Mustafa Kemal'im

Ben Mustafa Kemal'im
Ben Mustafa Kemal'im

İzleyiciler

atatürkün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atatürkün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2012 Salı

Atatürk'ün Türk Tarihi Hakkında Düşünceleri

Türk Hun İmparatorluğu Teoman Ve Mete Hakkında:
Büyük Hun İmparatorluğunun bizce malum olan hakanı Teoman’dır.Teoman, (m.s.) 13.yy. başında yaşamış büyük bir kahramandır.Çinliler bu kahramanın Çin’de İmpa -ratorluk kurmuş büyük Türk hakanlarının neslinden geldiğini iddia ederler.Teoman’ın oğlu Mete de büyük bir hakandır.O,doğuda Kadırgan dağlarından batıda Hazar Denizi-ne kadar,kuzeyde Sibirya’dan güneyde Himalaya eteklerine kadar Büyük Hun İmpa-ratorluğunu genişletti.Çin’i birçok seferde mağlup etmiş ve Çin İmparatorunu sığındığı kalede kuşatmıştır.
Bence Mete çok büyük bir kumandandır.Fakat düşünülürse Teoman ondan daha büyüktür çünkü herşeyi hazırlayan odur.


Osmanlı Devleti’nin Kudreti:
Milletimiz ufak bir aşiretten;anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka garb alemine,düşman içine girdi ve orada azim müşkilat içinde bir imparatorluk vucuda getirdi.Ve bunu.bu imparatorluğu altı yüz yıldanberi tam bir heybet ve azametle devam ettirdi.Buna muvaffak olan bir devlet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir.
Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle meydana gelemezdi.Cihanın malumudur ki Os-manlı Devleti pek geniş olan ülkesinin bir hududundan diğer bir hududuna ordusunu büyük bir süratle ve tamamen mücehhez olarak naklederdi.Ve bu orduyu aylarca hatta yıllarca iyi besler ve idare ederdi.Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil devletin tüm kademelerinin fevkalade mükemmeliyetini ve kendilerinin ne kadar kabi-liyetli olduğunu gösterir.


Osmanlı Devleti’nin Çöküş Sebepleri:
Tarihimizle müsbettir ki,şimdiye kadar nihayetsiz zaferler elde etmişizdir.Tarihimiz bir çok parlak muzafferiyetler kaydeder.Fakat zaferle beraber herşey bırakılmış ve semerelerini toplamağı ecdadımız ihmal etmiştir.

20 Kasım 2011 Pazar

Atatürk'ün Bilim ve Teknoloji Hakkında Söyledikleri

Atatürk’ün bilim ve teknoloji ile ilgili sözleri:

İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır.Yalnız ilmin ve fennin, yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır.

Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.

Milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur.

Her işin esas hedefine kısa ve kestirme yoldan varmak arzu edilmekle beraber, yolun kabul edilebilir; mantıki ve özellikle ilmi olması şarttır.

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Atatürk'ün Tabutunun Açıldığı Gün (9 Kasım 1953)

Kefen sıyrıldı ve...

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
Ata'nın
yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...

8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
Şevki
Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan
ise
Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan
korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz."Prof. Mutlu
önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
Hastalığını
gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını

14 Temmuz 2011 Perşembe

Atatürk'ün Dürüstlük ile ilgili Sözleri

Atatürk'ün dürüstlük hakkındaki söyledikleri - Atatürk'ün dürüstlüğe verdiği önem - Atakürk'ten dürüstlük sözleri





Hakikati konuşmaktan korkmayınız.

* Meseleleri hadiselere göre değil, aslında olduğu gibi ele almak lazımdır.

* Bir şeyi vicdanen iyi yaptığımıza, sözlerimizin iyi olduğuna inanıyorsak, onu olduğu gibi açık, tereddüt ve belirsizlikten arınmış olarak anlatmayı amaçlamalıyız.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Atatürk'ün leblebilerini yürüten çocuk Hanri

9 Ekim 1937’de Atatürk’ün kıvırcık saçlarını okşadığı ve trenine aldığı 7.5 yaşındaki çocuk, şu an 81'inde ve en geniş Atatürk fotoğraf arşivine sahip. Hanri Benezus 73 yıl önceki buluşmayı anlattı.





Atatürk, Nazilli’de bir basma fabrikası açılşıının ardından Aydın’da çeşitli ziyaretlerde bulunur. Ortaklar’a da uğrar. Onu karşılayan heyette istasyon müdürü, muhtar ve incir kooperatifinin katibi vardır. Katibin oğlu da babasının paçasına yapışarak, ’ben de Atatürk’ü karşılamaya geleceğim der’ ve 73 yıl önceki buluşma gerçekleşir.

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Atatürk'ün Söylediği Sözlerin İngilizcesi

Atatürk'ün Söylediği Sözlerin İngilizcesi Our great ideal is to raise our nation to highest standars of civilization and porsperity.
Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.
Teachers: the new generation will be your devotion.
Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.
Happy is the one who says, "I'm a Turk".
Ne mutlu "Türküm" diyene.
Peace at home, peace in the world.
Yurtta sulh, cihanda sulh.

30 Mart 2011 Çarşamba

Atatürk'ün Din ve Laiklik Anlayışı


Atatürk, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken, gerçekleştirdiği inkılâp ve oluşturduğu ilkelerle, Türk Ulusu’nun hiç zaman kaybetmeden uygar uluslar düzeyine ulaşmasını amaçlamıştı. Bunun için Türk Ulusu’na önderlik ederek, ulusun önünde bulunan engelleri bir bir yıkarak, bunların yerine çağdaş değerleri yerleştirmek için büyük çaba harcadı. Sonuçta ortaya çıkan eserden anlaşıldığı gibi; yeni Türkiye’nin eski Osmanlı idaresiyle ve bu idarenin oluşturduğu sistemle hiç bir ilgisi yoktu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti millî bir temel üzerinde oluşturulmuş; halk, saltanat idaresi yıkıldıktan sonra, çağdaş bir idare şekli olan cumhuriyetle idare edilmeye başlanmış; halkçılık uygulamasıyla, sınıf ve zümre farkları reddedilerek halk katmanları birbirleriyle ahenkli bir yapıda yer almış; devletçilik uygulamasıyla, ülkenin kısa sürede hızla kalkınması amaçlanmıştı. İnkılâpçılıkla, sosyal yapıda varolan engellerin yıkılıp, yerine yeni kurumlar ve kavramlar yerleştirilmişti. Bu ilkelerin yanısıra, Türk halkının birlik ve beraberliğini sağlayan, farklı din ve mezhep gruplarını birbirleri ve yasalar karşısında eşit düzeyde tutan ve dünya işlerini dinsel kurallar yerine aklın ve bilimin verilerine göre düzenleyen lâiklik ilkesiyle de, Türk Ulusu uhrevi ve kaderci yaşayış tarzından çekilmiş; bilimin aydınlık yol-göstericiliğinde geleceği için çalışan uygar bir toplum haline getirilmiştir. ..

26 Mart 2011 Cumartesi

Atatürkün Cephe Fotografları

Atatürkün Cephe Fotografları





Atatürkün Motoru

Atatürkün Motoru


Yukarıda görülen motosiklet avrupadaki araştırmalara göre 1931 model olup, ruhsatında 1934 model yazmaktadır. Atatürk bu motosiklete son yıllarında binmiş olup istanbul gezilerine katılmıştır. Sahip olduğu motor dünyada üretilen ilk motorlar arasindadir (motor ve sase numarasi 3 sayilidir). Motorda hersey orjinal olup sadece rektefeden geçmesi gerekmektedir. Bu motosikletin yaninda tabii sepeti de bulunmaktadir. Türk kanunlarına göre antika özelliğine sahiptir..

21 Mart 2011 Pazartesi

Atatürk'ün Basın Konusunda Söyledikleri

BASIN, MİLLETİN MÜŞTEREK SESİDİR.

... Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. Basın milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.
Cumhuriyet devri basınıyla ilgili çok anlamlı sözler söyleyen Mustafa Kemal ATATÜRK, bugün ne hâllere düştüğü meçhul olduğu söylenilen basınla ilgili büyük bir mesaj vermiştir.1925 yılında söylediği o kalıcı sözü şöyledir:
"Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir."
Basının, hürriyetini iyi kullanması gerektiğinin bir vazife olduğu mesajını veren ATATÜRK, basın hürriyetiyle ilgili ise 1924 yılında şu sözünü söylemiştir: "Basının tam ve geniş hürriyeti iyi

19 Mart 2011 Cumartesi

Atatürk'ün gerçek sesi kayıtlardan duyulandan daha tokmuş

Atatürk'ün gerçek sesi daha tokmuş

Atatürk'ün 1936 yılında kaydedilen görüntüsünde, bugüne kadar kulak alışkanlığı haline gelen sesinin aslında o dönemin teknik kayıt sisteminden dolayı yanlış algılandığı ifade edildi. Bilimsel olarak da insan sesi değişebiliyor, yaşlanınca kalınlaşabiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın talimatıyla başlatılan bakanlık arviş çalışmasında, Atatürk’ün orijinal sesine ulaşıldı ve sesinin bilinenin aksine daha tok ve gür olduğu ortaya çıktı.

Atatürk’ün 1936 yılında kaydedilen görüntüsünde, bugüne kadar kulak alışkanlığı haline gelen sesinin aslında o dönemin teknik kayıt sisteminden dolayı yanlış algılandığı ifade edildi.

Habertürk gazetesinin haberine göre, Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, “Tiz ses o dönemin tüm filmlerinde görülüyor. Çünkü o zaman elle çevirmek suretiyle çekim yapılıyordu. El hızıyla çekim yapıldığı için kişilerin orijinal sesini elde etmek mümkün olmayabiliyor. Bu da Atatürk’ün sesinin normal halinden daha tiz çıkmasına yol açıyordu. Şimdi ulaştığımız görüntüler sayesinde belki de ilk kez Atatürk’ün orijinal sesine en yakın sesini duyma fırsatını yakalayacağız. Atatürk’ün sesi herkesi şaşırtacak” dedi.
Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Kültür Bakanlığı’nın ulaştığı yeni görüntülerin Atatürk’ün orijinal sesine daha yakın bir ses tonunu bize verebileceğini söyledi.

“Kültür Bakanlığı’nın ulaştığı görüntüler yüzde 90 doğrudur”
ifadesini kullanan Halaçoğlu, “Atatürk’ün sesinin bugüne kadar alıştığımız gibi ‘tiz’ olmadığı görüşüne ben de katılıyorum. Çünkü ses kalitesi, filmin çekim tekniğiyle bağlantılı bir durumdur. Ama yeni görüntü de Atatürk’ün yüzde 100 sesini vermeyebilir” dedi.

18 Mart 2011 Cuma

Atatürk'ün Bursa Nutku

Atatürk'ün Bursa Nutku; Mustafa Kemal Atatürk'ün, 5 Şubat 1933 günü Bursa'da yapmış olduğu ünlü konuşmadır.

Şubat 1933'ün ilk günlerinde Bursa Ulucami 'de toplanan 100 kadar irticacı kişi camilerde Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunurlar. Ayaklanma kısa sürede bastırılır. Atatürk olayın hemen ardından Bursa'ya gider. Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırasında bir kişi Atatürk'e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur: " Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıta ve adliyeye olan güveninden ötürü...". Atatürk hemen konuşmakta olan kişinin sözünü keser ve bugün " Bursa Nutku" diye anılan konuşmayı yapar.

Atatürk'ün tarihe verdiği önem

ATATÜRK’ÜN TARİHE VERDİĞİ ÖNEM

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulup Mustafa Kemal Atatürk Cumhurbaşkanı olunca Türkiye'nin sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamında çağa uygun birçok reform yapıldı. Bunlar arasında en önemlisi de eğitim reformuydu. Biri ileriye, diğeri geriye dönük iki eğitim sistemi birlikte var olamayacağı için geriye dönük eğitim veren medreseler kaldırılıp, yerine tek tip eğitim veren ilkokul ve liseler açılmaya başlandı. Yüksekokul olarak yalnızca İstanbul Üniversitesi vardı, fakat o da günün koşullarına göre eğitim vermiyordu. Yeni açılacak yüksek okullarda eğitim yaptıracak kişilerin yetişmesi için Avrupa ve Amerika'ya gençler gönderildi. Onların yetişip geri gelmesi çabuk olmayacaktı kuşkusuz. 1933 yılından itibaren Yahudi profesör, uzman ve sanatçılar Hitler rejimi tarafından mevkilerini bırakmaya zorlanıyor, hayatları da tehlikeye girmeye başlıyordu. Başka ülkelerin kabul etmeye çekindiği bu değerli kişileri Atatürk