Atatürk

Atatürk
Atatürküm

Ben Mustafa Kemal'im

Ben Mustafa Kemal'im
Ben Mustafa Kemal'im

İzleyiciler

bir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2011 Cuma

Gelmiş Geçmiş En Büyük Devrimci Atatürk

'Atatürk büyük bir devrimciydi'

Fabio L. Grassi tarafından yazılan kapsamlı "Atatürk" biyografisi, geçen yıl İtalyanca'da yayımlandığında ülkesinde büyük ses getirmişti. Şimdi kitap Turkuvaz Kitap tarafından, Eren Cendey Yücesan çevirisiyle 29 Ekim haftasında yayımlandı.
İtalyan tarihçi Fabio L. Grassi tarafından yazılan kapsamlı “Atatürk” biyografisi, geçen yıl İtalyancada yayımlandığında ülkesinde büyük ses getirmişti. Şimdi kitap Turkuvaz Kitap tarafından, Eren Cendey Yücesan çevirisiyle 29 Ekim haftasında yayımlandı. Türkçe baskısına Prof. Zafer Toprak önsöz yazdı. Bu kapsamlı biyografik çalışma, İtalyan arşivlerinden yararlanılarak yazılmasının yanı sıra, Toprak’ın da sözünü ettiği gibi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Türkiye’nin tarihini çok yönlü bir biçimde kapsayan, yepyeni açılımlar getiren önemli bir katkı. Şu sıralar Yıldız Teknik Üniversitesi’nde ders veren Grassi’yle kitabı ve Atatürk üzerine konuştuk.

- Sayın Grassi, bir Atatürk biyografisi yazma ihtiyacı nereden doğdu, anlatır mısınız?

Atatürk’ü çok heyecanlandıran bir araştırma

Atatürk’ün ilgisi Yıllar öncesinde Atatürk’ü epey heyecanlandıran bir araştırma Türkiye’de ortaya çıkabilmek için yıllarca beklemek zorunda kalmıştır. Türk tarihinin ve coğrafyasının araştırılmasını isteyen Atatürk, ilkel diller uzmanı ve tarihçi-diplomat Tahsin Mayatepek'i görevlendirmiş ve ömrünün son yıllarında ilginç kaynaklara ulaşmıştır. Mayatepek’in sunduğu ön raporda Güney Amerika uygarlıklarından Maya uygarlığının dil ve kültürleriyle Anadolu ve Orta Asya kültürleri arasındaki benzerlik dikkat çekiciydi. Süreci inceleyip Atatürk’e raporlar halinde iletmesi için 1935’de Meksika’ya maslahatgüzar atandı ve Arkeolog William Niven’in Meksika’da yaptığı kazılarda bulduğu yaklaşık 15 bin yıl öncesine ait tabletlerin deşifrelerinden ve ardından James Churcward’ın Hindistan’da bulduğu benzer tabletlerin çevrilerinden Atatürk’ü haberdar etti.


Atatürk ve Mu Kıtası

Sağlığının bozuk olmasına rağmen Atatürk, Türkiye’ye getirilen kitaplarla çok ilgilendi ve hızlıca çevirilerini yaptırıp, bizzat kendisi geceler boyu okuyup üzerlerinde notlar aldı. Halen Anıt kabir’de bir kısmı sergilenen kitaplar ancak 2000 li yıllarda Türkçeye çevrilebildi. (Kayıp Kıta Mu , Mu’nun Sembolleri)

Günümüzde bile bilimselliği hala tartışılan adres, MU kıtasından başka bir yer değildi. Mu kıtası üç büyük kara parçasından oluşuyordu, günümüzde küçük adacıkların olduğu bölgede dört ayrı ırk, tek tanrılı bir din, sembolizme dayalı bir öğretim sistemi ve gelişmiş bir uygarlık mevcuttu. Kıtadaki uygarlık devam ederken Asya’da ve diğer kıtalarda koloniler kurmuşlardı. Bu kolonilerden bir tanesi de Uygurlardı.