Sarıkamış Harekatı, I. Dünya Savaşı'nın Kafkas Cephesi'nde Osmanlı İmparatorluğu'nun Rus İmparatorluğu'na karşı giriştiği en büyük taarruz operasyonudur. 22 Aralık 1914'te başlayıp 17 Ocak 1915'te sona eren harekat, stratejik hatalar, yetersiz hazırlık ve aşırı kış şartları nedeniyle
Sarıkamış, vatan sevgisinin en soğuk ve en derin sınavıdır; orada askerler, düşmandan önce kışa yenik düşerek beyaz kefenlerini karlara sermişlerdir. Allahuekber Dağları'nda donan yiğitler, planların ötesinde bir fedakârlık destanı yazdı; onlar, toprak için değil, millet için canlarını feda eden unutulmaz kahramanlardır. Sarıkamış trajedisi, bize hazırlığın ve doğanın gücünün önemini hatırlatır;
Bir adam düşünün ki, 1950’lerin başında Ankara’da bir gazete muhabirine şu cümleyi kuruyor: “Para almak için adam asmıyorum, adam astığım için para alıyorum.”Bu cümle, Türkiye’nin en karanlık ve en çok tartışılan dönemlerinden birinin özetidir. Cümle Kara Ali’ye aittir; İstiklâl Mahkemeleri’nin son resmî celladı, Yozgatlı Çerkes Ali Ağa’ya. 1888’de doğmuş, 1951’de ölmüştür. Arada kalan altmış küsur yıl, bir imparatorluğun çöküşüyle bir cumhuriyetin
Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatından sonra naaşının Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirilen resmi törenlerle uğurlanarak Etnografya Müzesi'ndeki geçici istirahatgâhına nakledildiği süreçte çekilen fotoğraflar, bir milletin liderine olan derin sevgi ve yasını yansıtıyor.
1
TBMM arşivinden derlenen bilgiye göre, Gazi Mustafa Kemal Atatürk`ün cenaze namazı, 19 Kasım günü Dolmabahçe Sarayı`nda saat 08.10`da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İslam Tetkikleri Enstitüsü Müdürü Profesör Mehmet Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı.
2
Atatürk`ün naaşı saat 08.30`da, komutanlığını Orgeneral Fahrettin Altay`ın yaptığı askeri kortejle top arabasına konularak Dolmabahçe Sarayı`ndan çıkarılırken, kortejde Başbakan Mahmut Celal Bayar, TBMM Heyeti, devlet erkanı ve diğer katılımcılar yer aldı.
3
Saat 09.10`da kortej, Kabataş, Tophane, Karaköy, Galata Köprüsü, Eminönü ve Gülhane Parkı üzerinden Sarayburnu`na doğru hareket ederken, Atatürk`ün naaşını taşıyan top arabasının Galata Köprüsü`nden geçişi sırasında çekilen fotoğraflar dikkati çekti.
4
Atatürk`ün naaşı saat 12.30`da Sarayburnu`ndan Zafer torpidosuna nakledilirken, torpido saat 13.00`te hareket etti, daha sonra Atatürk`ün naaşı Selimiye Kışlası açıklarında bekleyen Yavuz zırhlısına nakledildi. Yavuz, saat 14.00`te İzmit`e doğru hareket etti. Yavuz`un siyah duman çıkartarak İzmit`e doğru hareket ettiği anlar fotoğraflarda yer aldı.
5
Türk ve yabancı savaş gemilerinin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı saat 19.30`da İzmit Limanı`na yanaştı. Yavuz`un taşıdığı Atatürk`ün naaşı saat 20.30`da İzmit İstasyonu`nda bekleyen özel trene nakledildi. Atatürk`ün naaşını taşıyan özel tren saat 21.00`de Ankara`ya doğru yola çıktı.
6
Atatürk`ün naaşını taşıyan özel tren, 20 Kasım 1938 Pazar günü saat 10.00`da Ankara İstasyonu`na ulaştı. Atatürk`ün naaşı, aralarında Cumhurbaşkanı Mustafa İsmet İnönü, TBMM Başkanı Mustafa Abdülhalik Renda ve Başbakan Mahmut Celal Bayar`ın da bulunduğu devlet erkanı, askeri birlikler, yabancı ülke temsilcileri ve kalabalık bir halk kitlesi tarafından istasyonda karşılandı. Atatürk`ün naaşı daha sonra top arabasına konularak kortej eşliğinle saat 10.40`ta istasyondan ayrıldı ve saat 11.30`da TBMM binası (İkinci Meclis/Cumhuriyet Müzesi) önüne getirilerek, burada hazırlanmış olan katafalka yerleştirildi.
Osmanlı Devleti (Damat Ferit Paşa) – İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan vb.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti (İsmet İnönü) – İtilaf Devletleri (aynı devletler + ABD gözlemci)
Hukuki Durum
Hiçbir zaman yürürlüğe girmedi (TBMM tanımadı, Osmanlı Meclisi onaylamadı)
Tamamen yürürlüğe girdi (TBMM 23 Ağustos 1923’te onayladı)
Tarihsel Bağlam
I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı’nın tam yenilgisi kabul edildi. Mondros Mütarekesi’nden 22 ay sonra.
Kurtuluş Savaşı’nın zaferi sonrası. Mudanya Mütarekesi’nden 9 ay sonra.
Temel Amaç
Osmanlı’yı parçalayıp yok etmek, İtilaf’ın emperyal paylaşımını resmileştirmek
Yeni Türk devletinin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü uluslararası alanda tescil ettirmek
2. MADDE MADDE KARŞILAŞTIRMA (Ana Başlıklar)
Konu
SEVR
LOZAN
Yorum
Toprak ve Sınırlar
• Anadolu’nun %70’i Osmanlı’dan koparılıyordu.• Doğu Anadolu → Ermenistan (Wilson Prensipleri)• Batı Anadolu → Yunanistan (İzmir, Aydın, Manisa, Bursa)• Güney Anadolu → Fransa (Adana, Mersin, Antep, Urfa), İtalya (Antalya, Konya)• Trakya → Yunanistan• Boğazlar → Uluslararası komisyon
• Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşti.• Doğu sınırı → 1921 Kars-Antlaşması ile sabit (Ermenistan talebi reddedildi).• Batı sınırı → Meriç nehri (Edirne Türkiye’de).• Güney sınırı → Musul hariç (Irak’a bırakıldı, 1926 Ankara Antlaşması).• Boğazlar → Türk egemenliğinde, silahsızlandırılmış bölge + uluslararası komisyon (1936 Montreux ile düzeltildi).
Sevr’de Anadolu fiilen işgal edilecekti. Lozan’da tam egemenlik sağlandı (Musul kaybı hariç).
Azınlıklar ve Nüfus Mübadelesi
• Rum, Ermeni, Yahudi azınlıklara ayrıcalıklı statü.• Patrikhane siyasi yetkilerle donatıldı.• Kürtler için özerklik vaadi (Madde 62-64).
• Nüfus mübadelesi (1,5 milyon Rum – 500 bin Türk).• Azınlıklara eşit vatandaşlık (Madde 37-45).• Patrikhane sadece dini yetkiye indirgendi.• Kürtler için hiçbir ayrıcalık yok.
Sevr etnik bölünmeyi teşvik ediyordu. Lozan ulus-devlet modelini pekiştirdi.
Kapitülasyonlar
Devam + genişletildi (ticaret, gümrük, yargı).
Tamamen kaldırıldı (Madde 28).
Lozan’ın ekonomik bağımsızlık zaferi.
Askeri Kısıtlamalar
• Ordu 15 bin kişiyle sınırlı.• Donanma 7 gambot + 6 torpidobot.• Uçak, tank, ağır top yasak.• Jandarma bile İtilaf subaylarınca denetlenecek.
• Tam egemen ordu (zorunlu askerlik, istediği silah).• Sadece Boğazlar bölgesi silahsızlandırıldı (1936’da düzeltildi).
Sevr’de savunmasız devlet, Lozan’da tam egemen ordu.
Ekonomik ve Mali Hükümler
• Düyun-u Umumiye devam + yeni borçlar.• Maden, demiryolu, liman imtiyazları İtilaf şirketlerine.• Osmanlı bütçesi İtilaf denetiminde.
• Düyun-u Umumiye kaldırıldı (1933’te son ödeme).• Gümrük bağımsızlığı.• Borçlar Osmanlı borçlarının %62’si Türkiye’ye (1928 Paris Protokolü).
Sevr sömürge ekonomisi, Lozan bağımsız ekonomi yolunu açtı.
Boğazlar
• Tam uluslararası kontrol (silahsızlandırılmış, İtilaf donanmaları serbest).• Türk bayrağı yasak.
• Türk bayrağı dalgalanır.• Sınırlı silahsızlandırma.• Ticaret gemileri serbest, savaş gemileri kota (1936 Montreux ile Türk kontrolü).
Lozan kısmi egemenlik, Montreux ile tam egemenlik.
Musul Sorunu
— (İngiliz mandası Irak’a bırakılmış)
Çözümsüz kaldı → 1926 Ankara Antlaşması ile Irak’a bırakıldı, petrol geliri %10 pay (25 yıl).
Lozan’ın tek toprak kaybı.
3. KRONOLOJİK SÜREÇ (Sevr’den Lozan’a)
Tarih
Olay
30 Ekim 1918
Mondros Mütarekesi → Osmanlı ordusu terhis, İtilaf işgalleri başlar.
15 Mayıs 1919
Yunan işgali (İzmir) → Kuva-yi Milliye direnişi.
22 Haziran 1919
Amasya Tamimi → Milli Mücadele resmileşir.
4-11 Eylül 1919
Sivas Kongresi → Misak-ı Milli kabul edilir.
23 Nisan 1920
TBMM açılır → Sevr’i tanımaz.
10 Ağustos 1920
Sevr imzalanır → Damat Ferit Paşa.
Ağustos 1920 – Eylül 1922
Kurtuluş Savaşı: İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz (30 Ağustos 1922).
11 Ekim 1922
Mudanya Mütarekesi → İşgaller biter.
1 Kasım 1922
Saltanatın kaldırılması → Lozan’a “Türkiye” olarak gidilir.
20 Kasım 1922 – 24 Temmuz 1923
Lozan Konferansı → İsmet İnönü başkanlığında.
4. SAYISAL KARŞILAŞTIRMA (Özet)
Kriter
Sevr
Lozan
Türkiye’de kalan toprak
~ 200.000 km² (Anadolu’nun %30’u)
~ 780.000 km² (bugünkü Türkiye)
Asker sayısı
15.000
Sınırsız (1930’larda 500.000+)
Kapitülasyon
Var + genişletildi
Yok
Boğazlar egemenliği
Sıfır
Kısmi (1936’da tam)
Azınlık statüsü
Ayrıcalıklı + özerklik
Eşit vatandaş
Ekonomik bağımsızlık
Yok (Düyun-u Umumiye)
Var (gümrük, borç taksiti)
KENDİ GÖRÜŞÜM
Sevr bir “ölüm fermanı”ydı; Lozan ise “doğum belgesi”. Sevr, Osmanlı’yı siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel olarak yok etme projesiydi. Anadolu’da 7 ayrı devlet (Ermenistan, Kürdistan, Yunan, Fransız, İtalyan mandaları, Boğazlar Komisyonu) kurulması planlanıyordu. Bu, İngiliz-Fransız emperyalizminin doruk noktasıydı.
Lozan, “tam zafer” değil ama “gerçekçi bir zafer”.
Musul kaybı stratejik hataydı (petrol + Kürt faktörü).
Boğazlar tam egemenlik 1936’ya ertelendi.
Borç taksiti (Osmanlı borçlarının %62’si) 1954’e kadar sürdü. Ama bunlar savaşın yorgunluğu ve İngiliz donanmasının Karadeniz’de beklemesi düşünüldüğünde kabul edilebilir uzlaşmalardı.
En büyük kazanç: Ulus-devlet modeli. Sevr etnik mozaik dayatıyordu. Lozan Türk ulus-devletini kurumsallaştırdı. Nüfus mübadelesi acıydı ama iç barışı sağladı. Bugün Türkiye’de etnik çatışma riski düşükse, bu Lozan’ın net sınırlar ve eşit vatandaşlık ilkesindendir.
Lozan’ın “gizli maddeleri” efsanesi. Hiçbir 100 yıllık gizli madde yok. Bütün metin 1923’ten beri TBMM arşivlerinde açık. Bu iddia, milliyetçi tatminsizliğin ürünü.
Güncel relevance:
Kıbrıs, Ege, Musul tartışmaları Lozan’ın eksikliklerini değil, sonraki politikaların başarısızlığını gösterir.
Montreux (1936) Lozan’ın eksik kalan Boğazlar maddesini tamamlayan ikinci zaferdi
KISACA;
Sevr = Osmanlı’nın mezar taşı
Lozan = Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi
Sevr hayal bile edilemeyecek bir hezimet, Lozan ise imkânsız görünen bir dirilişin diplomatik tescili. Aradaki fark, Mustafa Kemal’in liderliği, Türk milletinin direnişi ve İsmet İnönü’nün soğukkanlı diplomasisidir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı, anıları, fotoğrafları, nutukları, mektupları, devrimleri